top of page

Motivasyon Sorunları: Neden İstiyoruz Ama Harekete Geçemiyoruz?

  • Yazarın fotoğrafı: Özgür Polat
    Özgür Polat
  • 14 Nis 2025
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 7 May 2025

"Küçük işler yapmaya istekli olmadıkça, büyük işler başaramayız."– James Clear

Modern insanın en görünmez ama en yaygın mücadele alanlarından biri motivasyon. Yeni bir alışkanlık edinmek, yarım kalan bir projeyi tamamlamak ya da sadece yataktan kalkıp gününe anlam katmak… Bazen neyi neden yapmak istediğimizi biliyoruz, ama harekete geçemiyoruz. Bazen de içimizde bir istek bile bulamıyoruz. Peki neden?

Bu sorunun yanıtı yalnızca irade gücüyle veya yaşam tarzımızla açıklanamaz. Biyolojik, psikolojik ve çevresel pek çok etken, motivasyon sistemimizi etkiliyor. Ve ne yazık ki, günümüz dünyasında bu sistem, neredeyse her cepheden kuşatma altında.

Günümüzün Motivasyonu Neden Bu Kadar Kırılgan?

Eskiden motivasyon, hayatta kalmakla ilgiliydi. Aç kalmamak, güvende olmak, ait hissetmek gibi temel ihtiyaçlarla doğrudan ilişkiliydi. Bugünse her şey daha karmaşık. Hızla değişen sosyal roller, dijital uyaranlar, başarı odaklı sistemler ve bitmek bilmeyen kıyas döngüsü, zihinsel enerjimizi tüketiyor. Sürekli “daha iyi olmalıyım” mesajıyla çevrelendiğimiz bu çağda, içsel ihtiyaçlarımızla temas kurmakta zorlanıyoruz.

Üstelik motivasyonun sadece “yapmak istemek” değil, aynı zamanda odaklanmak, planlamak, sürdürmek ve tamamlamak gibi birden çok bileşeni var. Her biri için farklı beceriler ve içsel kaynaklar devrede olmalı. 

Dopamin Döngüsü: Neden Planlamak Güzel Ama Başlamak Zor?

Bir hedef koyduğumuzda ya da bir şeyi yapmayı planladığımızda, beynimiz “başarmaya yaklaşma” sinyali verir. Bu sırada dopamin artar. Dopamin, bize ödül beklentisi hissi verir; motivasyonun nörobiyolojik temelidir. Ancak bu artış, çoğu zaman harekete geçmeden önce olur. Yani sadece plan yapmak, hayalini kurmak ya da sosyal medyada paylaşmak bile kısa süreli bir tatmin yaratır. Eğer ardından harekete geçilmezse, dopamin hızla düşer ve yerini hüsran, kendine öfke veya suçluluk duyguları alır.

Bu da kişi üzerinde şöyle bir etki yaratır: “Ne zaman bir şey planlasam, yapamıyorum. Demek ki ben beceremem.” Bu inanç kalıplaştığında ise kişi artık denemekten bile kaçınır hale gelebilir.

Zorlandıkça Güçleniyoruz

İstemediğimiz bir şeyi yine de yaptığımızda —örneğin erken kalkmak, spor yapmak ya da bir işi tamamlamak— beynimizdeki prefrontal korteks aktive olur. Bu bölge, planlama ve öz disiplinle ilişkilidir ve zamanla “mental kaslarımızı” güçlendirir. Bu tekrar, sadece davranışı değil; dopamin sistemini de regüle eden bir mekanizmayı destekler. Yani küçük ama düzenli adımlar, motivasyon sistemini kalıcı olarak güçlendirebilir.

Jung’un da dediği gibi, "Yapmak zorunda olduğumuz şeyler, genellikle en çok öğrenmemiz gereken şeylerdir."

Ne Yapılabilir?

  • Planlamak yerine uygulamaya odaklanın. Motivasyonu, fikir üretme aşamasında değil; harekete geçerken tetikleyin.

  • Küçük hedeflerle başlayın. “Bugün 10 dakika yürümek” gibi erişilebilir hedefler, motivasyon sistemini besler.

  • Dışsal teyit almadan ilerleyin. Bir planı paylaşmak bile dopamin salgılar. Ancak eyleme geçilmezse sistem çökebilir. Sessizce başlamak, en sürdürülebilir yoldur.

Motivasyonunuzu Neler Zayıflatıyor?

  • Sosyal medya ve kıyas kültürü: Başkalarının başarılarıyla kendi yavaş ilerlemenizi karşılaştırmak motivasyonu sabote eder.

  • Gerçekçi olmayan hedefler: Büyük hedefler, başlamak için gereken cesareti kırabilir.

  • İçsel çatışmalar: “Başaracağım” arzusu ile “ya başaramazsam?” korkusu arasında sıkışmak, hareketsizliğe neden olur.

  • Değerlerle uyumsuzluk: Kendi değerlerinize uygun olmayan hedefler için motive olmak zordur. Hedeflerinizi değerlerinizle uyumlu hale getirmeniz gerekir.

Terapötik Yaklaşımım: Derinleşmek, Denge Kurmak ve Harekete Geçmek

Motivasyonel sorunlarla çalışırken klasik “hedef belirle ve uygulamaya geç” anlayışından çok daha fazlası gerekir.Terapide odaklandığım bazı temel unsurlar şunlardır:

  • Değer Odaklı Farkındalık: Kişinin yaşamda neye değer verdiğini keşfetmesi, motivasyonun kalıcılığını artırır.

  • Psikoeğitim ve Nöropsikolojik Farkındalık: Dopamin döngüsü, erteleme davranışı, dikkat dağınıklığı gibi süreçler üzerine farkındalık geliştirmek, kişinin içsel sistemini tanımasını sağlar.

  • Spor ve Performans Psikolojisi: Özellikle hedefli çalışan bireylerde (sporcular, sanatçılar, öğrenciler vb.) mental dayanıklılık, öz düzenleme ve odak becerileri üzerine özel çalışmalar yapıyorum.

  • Yaratıcı Stratejiler ve Oyunlaştırma: Süreci sıkıcı ve baskılayıcı değil, esnek ve keyifli hale getirecek tekniklerle motivasyonu artırmayı hedefliyorum.

Harekete Geçmek İçin Doğru Vakit: Şimdi

Motivasyon gelmeden adım atmak zor olabilir, ancak çoğunlukla da bizzat motivasyonu tetikleyen şey aksiyonun ta kendisidir. Motivasyonel sorunlarınız üzerine uzman desteği almaya karar vermek için daha motive hissetmeyi beklemeyin derim. Eğer yönünüzü bulmakta zorlanıyor, nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız; birlikte bu süreci keşfetmek için buradayım. Beraber, içsel kaynaklarınıza ulaşmanın yollarını keşfedebiliriz.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page